More Cool Stuff At POQbum.com

 

BALKANLARDA KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK

Kültürel Çoğulculuk ve Balkanlar 27.06.2003- Jale Erzen Kaynak: Toplumsal Tarih 115. Sayı

Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı ve Balkan Siyasi Kulübü Başkanı Zhelyu Zhelev: Önce BALKAN birliği sonra, AB, Dünya Gazetesi 10 Haziran 2003

Cumhuriyet 01.06.2003 -Balkan Siyasi Kulübü Konferansı'na katılan liderler, siyasetçilere önemli görevler düştüğünü söyledi -Çeşitlilik kültürü korunmalı

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003 -CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER'İN MESAJI:

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ ULUSLARARASI İSTANBUL KONFERANSI... - 9. CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL: 31-05- 2003 - 9. CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL:- "BU TOPLANTININ ASIL AMACI, BALKANLAR'DA YAŞAYAN İNSANLARIN BİRBİRLERİNİ DAHA İYİ TANIMASIDIR"

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 30-05- 2003 -9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL: ''AB, TARİHİN EN BÜYÜK BARIŞ PROJESİDİR''

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI...30-05- 2003 -BULGARİSTAN ESKİ CUMHURBAŞKANI ZHELEV:

ATİNA BELEDİYE BAŞKANI'NDAN GÜRTUNA'YA ZİYARET... - ATİNA BELEDİYE BAŞKANI DORA BAKOYANNIS:
30-05-2003

ATİNA BELEDİYE BAŞKANI, GÜRTUNA'YI ZİYARET ETTİ ...30-05-2003

ESKİ BULGARİSTAN CUMHURBAŞKANI JELEV KAPIKULE'DE... 29-05-2003

FOURTH INTERNATIONAL CONFERENCE OF BALKAN POLITICAL CLUB ENDS 01-06-2003

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 01-06- 2003 -SONUÇ BİLDİRİSİNDEN:

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003 -ESKİ MOLDOVA CUMHURBAŞKANI SNEGUR:

BULGARİSTAN'IN FİLİBE BELEDİYE BAŞKANI TOMAKOV: 31-05-2003 -BULGARİSTAN'IN FİLİBE BELEDİYE BAŞKANI TOMAKOV: -''TARİH, HANGİ ULUSA AİT OLURSA OLSUN BİR ÜLKENİN ZENGİNLİĞİDİR'' BURSA

PRESIDENT ILIESCU OF ROMANIA: ''UNITY AMONG BALKAN COUNTRIES IS A CONTRIBUTION TO THE EU'' 31.05.2003

SEZER'DEN "BALKAN SİYASİ KULÜBÜ TOPLANTISI"NA MESAJ... - CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER:
31-05-2003

DEMIREL: ''SOLUTION OF CRISIS IN THE BALKAN S DEPENDS ON 31-05-2003

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI-ROMANYA CUMHURBAŞKANI ILIESCU:
31-05-2003

FORMER PRESIDENT ZHELEV OF BULGARIA: -''PEOPLE CREATE THE CULTURE''

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... -9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL: -''BALKANLARDA YAŞANAN VE YAŞANMAKTA OLAN BUNALIMIN AŞILMASI, BÜYÜK ÖLÇÜDE BİRLİKTE YAŞAMA ZİHNİYETİNİN YANI SIRA HOŞGÖRÜ, UZLAŞI KÜLTÜRLERİNİN YERLEŞMESİNE BAĞLIDIR'' -''BALKAN ÜLKELERİNİN, ORTAK KÜLTÜR VE SANAT UNSURLARININ BİLİNÇLİ ŞEKİLDE BARIŞÇIL AMAÇLAR DOĞRULTUSUNDA KULLANILMASINDA SİYASETÇİLERE ÖNEMLİ ROLLER DÜŞMEKTEDİR'' (FOTOĞRAFLI) İSTANBUL (A.A) –

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003-DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI GÜL:

***************************************************************************

Kültürel Çoğulculuk ve Balkanlar 27.06.2003- Jale Erzen Kaynak: Toplumsal Tarih 115. Sayı

Eski Senegal Cumhurbaşkanı Abdou Diouf'un 31 Mayıs tarihli Le Monde gazetesinde "Kültürel Çoğulculuk, Bir Politik Proje" adlı yazısı sanki Balkan Politik Kulübü'nün aynı tarihte İstanbul'da düzenlediği ve Balkanlar'dan birçok üst düzey idareci ve politikacının katıldığı, "Bir Gelişme Potansiyeli Olarak Balkan Ülkeleri Kültürü" adlı toplantısına bildiri olarak hazırlanmıştı. Eski bir devlet adamı olarak Diouf'un farkında olduğu şudur: ''Harp her zaman aklın yenilgisi demektir. Günümüz çelişkilerinin altında, kültürel faktörler olan düşünce ve değerler çatışmasının yattığını inkâr etmek tehlikelidir." Ama Diouf'a göre, bugün asıl tehlikeli olan bu çoğul değerler ve farklı düşünceler değil, bütün dünyayı tekdüzeliğe mahkûm ederek kendi değerlerini, düşüncelerini ve de kendi ürün ve mallarını zorlayan kaba tekdüzelik ve küreselleşmedir. Bunun karşısında, kendi insanlarının ekonomik ve kültürel çıkarlarını gözetmek isteyen her devlet ve siyasi güç, çoksesliliği ve çoğulculuğu korumalıdır. Diouf'un vurguladığı gibi, ancak çoğulculuğu koruyarak ve benimseyerek devletler tekdüzelik ve globalizasyon karşısında kendi ülkelerinin çıkarlarını koruyabilirler.

Milliyetçiliğin Açmazı

Demek oluyor ki, bugün artık milliyetçilik hem ekonomik hem politik olarak sürdürülebilir bir değer değildir. Kendi vatanımızda belirli değerleri saptayıp diğer insanlarımıza dayatırsak, çeşitliliğini ve üretim potansiyelini kaybeden kültürümüz kendinden daha büyük bastırıcı güçler karşısında ezilecektir. O vakit milli kimlik diye bir şey zaten kalmayacaktır.

Farklılıklara karşı ilgi, merak ve sevgi nasıl yaratılır, onu tartışmaya gerek yok. Bunun her zaman eğitimden ve iyi niyetten geçtiğini biliyoruz. Politikacılardan bu programları oluşturmaları beklenemez; ama kültürel farklılıkları ortaya seren ve destekleyen programlara kredi vermeleri ve yüreklendirmeleri beklenir. Bir sanatçı olarak çeşitlilik benim sorunum olmadı ve hiçbir sanatçının da sorunu olduğunu sanmıyorum. Sanatın doğasında farklılıkla beslenmek var. Sanatçılar, politik ilişkiler ne olursa olsun, karşısındakinin insani değerlerini, acı ve sevinçlerini birbirleri ile paylaşmayı en doğal davranış olarak benimsemişlerdir. Şairler, yazarlar, mimarlar, ressamlar, seramikçiler barışta ve savaşta, yoklukta ve varlıkta hep birbirlerini arayıp buldular, konuştular. 1999'da Fransa'da yayımlanan ve Balkanlar'ı konu alan bir gazetede, Mostar Köprüsü'nün bombalandığı gün, yazarımız Nedim Gürsel'e bunun haberini Mostarlı Hırvat yazar Predag Matvejevic'in verdiğini okudum. Şöyle demişti Matvejevic: "Siz inşa ettiniz, biz ise yıktık." Bu sözlerde suçlama ve kusurları öne çıkarma değil, yanılgılar ve yanlış politikalar karşısında el ele verme niyeti ve kardeşlik vardır.

İnsanlığın Değer Mirasları

İnsanlığın değer mirasları müzelerdeki sanat eserleri, anıtlar ve mimari kalıntılar değil, aynı zamanda insanlar arasındaki ilişkiler için geliştirilen değerler, davranışlar ve âdetlerdir. Komşuya ve ötekine verilen değer ve bunlar hakkındaki inanç ve kavramlar da nesilden nesle aktarılıyor. Bunlar kavramsal ve soyut değil, tarih boyunca birikimlerle anlam kazanan ve neticede sanat ifadelerinde nesnelleşen ve paylaşılan şeyler. İnsana, komşuya, ötekine, değer verilmese, sevgi ve saygı duyulmasa sanatın, anıtların ve belgelerin hiçbir anlamı olmaz. Bunlara biçilen parasal rakamları değer olarak görmüyorum. Sanatta insan ilişkilerinin değer ve anıları nesnelleşir.

Vurgulamak isterim ki sosyal, ekonomik, kültürel ve sanatsal politikalar saptamak üzere yapılan inceleme ve değerlendirmelerde karşımızdakini tarihten kötü örneklerle tanımlamak, polemik ve düşmanlık dışında hiçbir şey getirmeyecektir. İnsanlığın her döneminde, istinasız her toplulukta baş gösteren bencillik, saldırganlık, hoşgörüsüzlük, farklılık düşmanlığı, barbarlık, kıskançlık vb. Davranışları karşısındakine mal edip geleceği bunların üstüne kurmak, tarih boyu ve bugün hâlâ devam eden barış karşıtı bir davranış ve düşünüş olmanın ötesine geçemiyor ve geçemeyecek. İnsan karşımıza her zaman yanlış davranışlarla da çıkacaktır; bu hepimizin acısı. Ama, toplumları ve uygarlıkları ancak olumlu üretimleri ile tanıyabiliriz. Bu ise herkesin değeri olur.

Bugün aynı suçlamalar Bağdat dolayısıyla bütün Batı uygarlığına, Tokyo'daki tren terörü için Budizme ya da İkiz Kuleler için İslam toplumlarına yapılabilmektedir. Bu acıların çok derinleri Balkanlar'da yaşandı. Balkanlar'ı edebiyatta ve anılarda negatif imgelerle ve öykülerle tanıtanlar çok oldu ve medya negatif imgeleri sansasyon olarak kullandığından bu öyküler pozitif olanlardan çok daha fazla vurgulandı. Durum değerlendirmesi adına suçlamalar, başyazılarda aydın olarak bilinen kişiler tarafından sürdürülüyor. Bunlar kentleri bombalayan mekanizmanın kendisi değilse de bu mekanizmayı insanların kafasında başlatan etkilerdir.

Biz Anadolu toplumu olarak bin yılı aşkın süredir, her iki yanımızda, hem Doğu Avrupa yani Balkanlar, hem de Yakındoğu'da farklı ilişkiler içinde yer aldık. Bunların hesabını çıkarma zamanı çoktan geçmiştir. Üstelik çoğu kez bu hesaplar burada egemenlik peşinde olan büyük güçleri ilgilendirir. Bugün hâlâ birçok Balkan ülkesinde, belki de yaralar hâlâ kapanmamış olduğu için, milliyetçiliğin ya da "milli kimlik"in vurgulanması, 19. yüzyılda Avrupa ideolojilerinin bir değer olarak ve Osmanlı gücüne karşı geliştirdikleri söylemlerdi. Ne yazık ki artniyetli olarak üretilen bu politik kavramlar bugün buradaki farklılıklara tahammülsüzlük ile yine güçlenmiştir. Devleti insanlara ve halkın farklı kesim ve gruplarına hizmet eden bir mekanizma olarak görmek yerine belirli baskın ya da çoğunluk gruplarının menfaatlerini gözeten bir zorbalık olarak görmek hiçbir farklılık sorununa cevap getiremeyecektir. Üstelik, daha önce vurgulandığı gibi, milliyetçilik, yani ister istemez çeşitlilik barındıran bir halkı tek bir kültür olarak tanımlama çabası, sonunda bütün dünyanın tek bir kültür ve tek bir ekonomi olarak gelişmesine yol açacaktır. 19. yüzyıl başında milliyetçilik akımları ile tek kanala itilen üretimler giderek bugün karşımıza politik ve ekonomik tekdüzeliği yani globalizasyonu getirmektedir.

Balkanlar'ın Kimlik ve Kültür Zenginliği

Bugün dünyanın farklı çıkar toplulukları arasında oluşan çeşitli ekonomik ve politik gruplaşmalara rağmen ve onlardan daha öncelikli olarak Balkan kültürleri benzerliklerinin ve kardeşliklerinin farkına varmalıdırlar. Balkanlar'daki binlerce yıllık yakınlıklardan geriye kalması gereken, buradaki insanların birbirlerinden öğrenerek görerek elde ettikleri kimlik ve kültür zenginliğidir. Globalizmin ve kapitalizmin getirdiği Pazar ve medya baskılarına rağmen Balkan kültürleri içinde birçok aydın söylemlerinde demokrat ve eşitlikçi değerler yansıtmaktadır. Bence dünyanın bu bölgesi son dönem tarihi içinde farklı düşünürler yetiştirmiş olması ile de özeldir. Slovenya, Yunanistan, Arnavutluk, Sırbistan, Hırvatistan gibi ülkelerdeki birçok meslek arkadaşım genel geçer düşünce kalıplarının çok dışına çıkabilen insanlardır. Baskın ideolojilere karşı koyabilme yeteneği Balkanlar ya da Güneydoğu ve Doğu Avrupa'da bir gelenektir. Bu gelenek aynı zamanda bugünkü gerek milliyetçilik gerekse küresellik ile gelişen tekdüzeliğin karşısına dikilmelidir.

İnanıyorum ki, binlerce yıl yaşanan farklılık birlikteliği, son yıllarda Balkanlar'da el altından oluşturulan ekonomik ve politik çıkar ilişkilerinin aldatıcı ve bölücü söylemlerine karşı gelecek yeni söylemler geliştirebilir. Bu konuda Türkiye güçlü bir modern örnek oluşturabilir. Türkiye'nin bu konuda ilk adımı atması kendi iç ve dış politikası için en büyük yararı sağlayacağı gibi, kendi ekonomik üretimini de beslemek anlamına gelebilir. Anadolu, kültür farklılıklarının bir arada bulunması açısından dünyanın en imtiyazlı coğrafyasıdır. Farklı diller, farklı müzikler, farklı görsel ifadelerin arasında yaşayabilmek hepimiz için ne büyük bir eğitim ve gelişme imkânı sağlayabilirdi; ancak bu konudaki politikalar bugüne kadar hep ters yönde gelişmiştir. Türkiye için de kendi iç ve dış politikası açısından en acı konulardan biri bu zorlama tekdüzelilik iddiası olmuştur.

Şunu unutmayalım ki, Türkiye'deki çeşitliliği oluşturan yalnızca azınlıklar ya da komşu ülkelerden gelen göçmenler değildir. Çoğumuzun kimliği melezdir. Eğer farkına varırsak ve geliştirmek istersek bu zenginlik ve çokseslilik kendi gelişmemizin temelini oluşturabilir. Bugün, 21. yüzyılda, modernizmin bastırdığı, normatif olarak tanımlanmış bir Batı kültürü egemenliğine karşın melezlik bir değer olarak karşımıza koyulmaktadır. Çoğunluk için benimsenecek ekonomik çıkarlar ve demokrasi bu melezliğin kabulünü gerektirmektedir.

Türkiye'den başlayarak çoğulculuğu desteklemek için farklı kültürel nitelikleri tekrar canlandırmak gerekmektedir. Bu eğitim ve gelişme açısından değil aynı zamanda bir insanlık görevi olarak yapılmalıdır. Herhangi bir nedenle göç etmiş, evlerini terk etmiş insanların paylaşmaya ve katılmaya insan olarak hakları ve gereksinimleri var. Balkan halkları birkaç yüzyıldır göçmenliği yakından tanıdılar, onun acılarını yaşadılar. Biz ülkemizdekilere tekrar belleklerini canlandırmaya, kimliklerini geliştirmeye yardımcı olmalıyız. Konukseverlik maddiyatta bitmiyor, bilakis farklılıklara saygı duyduğumuz, onları paylaştığımız ve bu paylaşımdan zevk aldığımız vakit başlıyor. Bunu bir arada yaşadığımız bütün farklı ve göç etmiş insanlara borçluyuz. Edward Said, ancak başkaları ile paylaştığımız vakit evimizi hak ettiğimizi söyler; bu, yurtlar için de geçerli. Bu aynı zamanda tinsel ve kültürel bir paylaşım. Jale Erzen Kaynak: Toplumsal Tarih 115. Sayı

Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı ve Balkan Siyasi Kulübü Başkanı Zhelyu Zhelev: Önce BALKAN birliği sonra, AB, Dünya Gazetesi 10 Haziran 2003

Balkan Siyasi Kulübü, 2001 yılının Mayıs ayında kuruldu. Amacı, BALKAN bölgesinin kalkınması için yeni projeler geliştirmek, bölge ülkelerinin Avrupa Birliği ve NATO ile bütünleşmesini desteklemek. Siyasi kulübün sloganı ise, "Birleşik Avrupa'da Birleşik BALKANLAR İçin"... Balkan Siyasi Kulübü'nün kurucuları arasında kimler yok ki... Eski cumhurbaşkanları, politikacılar, akademisyenler... Balkan Siyasi Kulübü'nan Başkanı ise Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev. Zhelyu Zhelev, Balkan Siyasi Kulübü'nün başlıca amacının, bölgede birlik ve ülkelerin birbiri ile yakınlaşmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Zhelev, gerekli olan altyapı sağlanmadıkça, insanların, ürünlerin ve düşüncelerin serbest hareket etmesinin mümkün olmadığını savunuyor ve "Dolayısıyla bizim amacımız, öncelikle kendi içimizde birlik sağlamak ve bunun ardından Avrupa ile birleşmek" diyor. Zhelyu Zhelev, BALKANLAR içindeki bütünleşmenin temel yolunun ise, ekonominin iyileşmesinden geçtiğine inanıyor. Balkan Siyasi Kulübü, 2001 yılının Mayıs ayında kuruldu. Amacı, BALKAN bölgesinin kalkınması için yeni projeler geliştirmek, bölge ülkelerinin Avrupa Birliği ve NATO ile bütünleşmesini desteklemek. Siyasi kulübün sloganı ise, "Birleşik Avrupa'da Birleşik BALKANLAR İçin"... Balkan Siyasi Kulübü'nün kurucularıarasında kimler yok ki... Eski cumhurbaşkanları, politikacılar, akademisyenler... Vekulüp, kendini uluslarüstü, hükümet dışı bir kuruluş olarak görüyor, kendisini de hiçbir ideoloji ile sınırlandırmıyor.

Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev, Dışişleri eski Bakanı Hikmet Çetin, Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis ve Romanya Cumhurbaşkanı Ion Iliescu kulübün kurucu isimleri arasında sayabiliriz. Balkan Siyasi Kulübü'nan Başkanı ise Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev...Geçtiğimiz hafta Balkan Siyasi Kulübü'nün düzenlediği konferans için İstanbul'a gelen Zhelev ile gerek BALKANLAR'ın geleceği ve AB ilişkileri hakkında görüşme imkanı bulduk.

Zhelev, kulübün başlıca amacının, bölgesel barışı ve işbirliğini sağlamak, bununla birlikte Avrupa ile bütünleşmek olarak özetliyor.

- Balkan Siyasi Kulübü ne zaman kuruldu, amaçları nelerdir?
Balkan Siyasi Kulübü Mayıs 2001'de kuruldu. BALKAN ülkelerinin eski devlet ya da hükümet başkanlarının öncülüğünde kurulan kulüp, hükümet dışı bir oluşum ve bölgesel işbirliğini amaçlıyor. "Birleşik Avrupa'da Birleşik BALKANLAR İçin" sloganı, kulübün temel felsefesi olarak kabul edildi. Balkan Siyasi Kulübü, uluslarüstü, hükümet dışı bir kuruluş ve kendisini hiçbir ideolojiyle sınırlandırmıyor. BALKANLAR'da amaçlanan bölgesel işbirliği, Avrupalılaşma'nın önünde bir engel oluşturmuyor. Amacımız BALKANLAR'ın yeniden yapılanmasına, ekonomik gelişimine katkıda bulunmak... Barış, hukuk ve gelişme için BALKANLARın Avrupalılaşmasını sağlamak.

- Kulüp, Avrupa Birliği'nin amaçlarını kendi temel prensipleri olarak kabul etti. Bu amaçların yanısıra, sadece BALKANLAR'a ait olan hedefler nelerdir?
Kendi içimizde Avrupa Birliği'nin temel amaçlarını kabul etmemize rağmen, Balkan Siyasi Kulübü'nün temel amaçları ile AB'nin temel amaçları arasında önemli farklılıklar söz konusu. Balkan Siyasi Kulübü'nün başlıca amacı, kendi bölgemizde birlik, ülkelerimizin birbiri ile yakınlaşmasını sağlamak. Gerekli olan altyapıyı sağlamadıkça, insanların,
ürünlerin ve düşüncelerin serbest hareket etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bizim amacımız, öncelikle kendi içimizde birlik sağlamak ve bunun ardından Avrupa ile birleşmek.

- Bunun yolu nedir?
BALKANLAR içindeki bütünleşmenin temel yolu, ekonominin iyileşmesinden geçiyor. Ülkeler arasında işbirlikleri, ticaret ve ortaklıkların artırılması, ulaşım, enerji, telekomünikasyon gibi sektörlerde geniş çaplı bölgesel projelerin desteklenmesi çok önemli. Bölgenin bütünlüğü ve ülkeler arasındaki işbirliği, kalıcı güvenlik için de büyük bir önem taşıyor. Düşünün ki, Sofya ve Skopje arasındaki mesafe 260 km. Bu iki ülke arasında bir demiryolu yok. Bu gerçekten utanılacak bir durum. 21. yüzyıldayız ve BALKAN başkentleri arasında modern karayolları hala yok. BALKAN ülkelerini ve ekonomilerini bağlayacak 10 tane karayolu inşaa etmemiz ve daha sonra bu yollarını kıtanın diğer bölümlerine bağlamamız lazım. Bu altyapının gerçekleştirilmesi sanıldığı kadar maliyetli veya çok zor değil. Savaş bundan çok daha maliyetli. Yugoslavya'daki savaşın BM, NATO, AB ve BALKAN ülkelerine 1991-1996 yılları arasında maliyeti 45-50 milyar dolar civarında. Miloseviç rejiminin yıkılmasından bu yanaki maliyet ise, 100 milyar dolara yakın. Oysa bu rakamın beşte
biri bile BALKANLARda gerekli altyapıyı kurmaya yeterdi.

- Azınlıklar, etnik farklılıklar BALKANLARın önde gelen sorunlarından birisi. Bu konuda yapılması gerekenler neler olmalı?
Azınlıklar, bölgesel işbirlikleri için bir köprü olabilir. Biz, milliyet ile "etnos"un birbirinden farklı kavramlar olduğunu düşünüyoruz. Milliyet, bir din ya da etnik birlik olarak tanımlanamaz. Balkan Siyasi Kulübü'ne göre, etnik, dini veya
kültürel farklılıklar kötü bir şey değil, tam tersine iyi bir özellik. BALKAN bölgesinin zenginliği bu farkılıktan kaynaklanıyor. Bir kültürün ne kadar fazla özelliği olursa, insanların farklı yaşam tarzları, farklı düşünceler görmesi o kadar fazla olur. Bu insanlar farklılıkları görerek, karşılaştırma fırsatını elde ederler. Çok daha zengin bir dünyada yaşama şansına sahip olurlar. Ve tekdüze kültürlerde yaşayanlara oranla çok daha fazla yaratıcı olurlar.

- Romanya, Bulgaristan ve Türkiye AB kapısında bekleyen ülkeler. Bu ülkelerin AB üyeliği BALKAN bölgesine ne gibi yararlar sağlayacaktır?
Ben bu konuya tam tersinden bakacağım. Romanya, Bulgaristan ve Türkiye gibi BALKAN ülkelerinin AB'ye ihtiyacı olduğu kadar, AB'nin de bu ülkelere ihtiyacı var. BALKAN ülkeleri stratejik olarak çok önemli bir coğrafyada bulunuyor. İki kıtanın, çok farklı kültürlerin ve dinlerin kesişme noktasındayız. Avrupa Birliği'nin bütün bu özelliklere ihtiyacı var.

- BALKANLARın dünya enerji piyasasında önemli bir yere sahip olması için en önemli unsur size göre nedir?
Bence, BALKANLARın dünya enerji piyasasında söz sahibi olması için öncelikle bölgesel altyapısını geliştirmesi gerekiyor. Daha sonra bu altyapının Avrupa enerji altyapısı le birleştirilmesi gerek. Bunun biran önce gerçekleştirilmesi gerektiğini
düşünüyorum.
BALKANLAR sadece enerji piyasında değil, dünya piyasalarında önemli bir yere sahip olabilir. Bugün Kıbrıs ve Moldovya'yı da dahil edersek, BALKAN ekonomik pazarı 1.6 milyon kilometrekare, 130 milyonluk bir nüfustan oluşuyor. Bu gerçekten dev bir bölgesel pazar ve sahip olduğu potansiyel, ülkelerin tek tek sahip olabileceği potansiyelin çok üzerinde. BALKANLAR genelinde kullanılan bir GSM operatörümüz, internet pazarımız, ortak bir havayolu şirketimiz, demiryolumuz neden olmasın?

Küresel düşün, yerel hareket et!
Balkan Siyasi Kulübü'nün teoriden çok pratiğe ihtiyacı olduğunu söyleyen Zhelev, kulübün misyonunu şöyle tanımlıyor: "Bölgemizde yaşanan politik gerçekler, kavramlarımız ve amaçlarımızın değişmesine neden oldu. Doğru yönde ilerlemek için BALKANLARın teoriden çok, pratiğe ihtiyacı olduğunu gördük. Hareketlerimizi ve tüm araştırmalarımızı da üç temel konu üzerinde yoğunlaştırdık. Bunlar şöyle sıralanıyor: BALKANLAR için etkili ve işe yarayan
düşünceler üretmek; bölgenin ihtiyacı olan altyapı projelerine destek vermek; BALKANLARın gelişmesini sağlayacak bu projelerin uluslararası finans kurumları tarafından desteklenmesi için gerekli olan lobi çalışmalarını yapmak. Balkan Siyasi Kulübü, bu derece zor ve sorumluluk isteyen işleri gerçekleştirebilecek politik ve entellektüel kapasiteye sahip. Çünkü bünyemizde BALKANLARın ve hatta dünyanın en prestijli eski ve yeni politikacılarını, düşünürlerini, akademisyenlerini bulunduruyoruz."

BALKANLAR söz konusu oldu mu, herşey politikaya dayanıyor

- Neden siyasi kulüp dediniz. "Siyasi" ibaresini ekleyince, kulübün hareket alanını kısıtlamıyor musunuz?
Bu soruya verilecek en basit cevap şu olabilir: Balkan Siyasi Kulübü, çünkü politik hayatta aktif olan veya aktif olmuş politikacılar, entellektüellerden oluşuyor. Daha geniş bir cevap vermem gerekirse, BALKANLAR söz konusu olduğunda, herşey eninde sonunda politikaya geliyor. Sorun ne olursa olsun, bu soruna yöneldiğiniz zaman, her defasında politika devreye giriyor. Bölgesel iletişim veya enerji altyapısı gibi politikadan son derece uzak görünen konular bile, karşımıza temel politika konuları gibi çıkıyor. Bir örnek vermek gerekirse, Bulgaristan ve Romanya arasındaki Tuna nehri üzerine ikinci köprüyü kurma düşüncesi on senedir gündemde. İkinci, hatta üçüncü köprüye ihtiyacımız var, fakat iki ülkenin konumları, çıkarları yüzünden köprünün inşaa edilmesi gereken yer üzerinde bir anlaşmaya varılamadı. Bu nedenle,
köprünün inşasına başlayamadık. Köprü nereye yapılmalı, hangi şirketler tarafından yapılmalı, hangi bankalar tarafından finanse edilmeli gibi sorular da işin cabası tabii ki... Bu tür sorunlar bir çok farklı bölgesel proje için söz konusu olabiliyor. Kulübün misyonu da burada ortaya çıkıyor: Avrupa ve BALKANLAR açısından, bir ülkenin milli çıkarları peşinden gitmek yerine, tüm bölgenin çıkarlarını korumak.

- Bu çıkarları korumak için ne yopıyorsunuz?
Bu çıkarları korumak için ne yapmıyoruz, onu söyliyeyim size. Bunlar aynı zamanda, Kulüp dokümanlarımızda da belirtilmiştir. Hiç bir partizan veya politik aktiviteye karışmıyoruz, hiç bir partiyi desteklemiyoruz; seçim süreçlerine dahil olmuyoruz; bölgedeki hiçbir ülkenin iç politikasına karışmıyoruz. Tabii ki, insan hakları ihlali gibi bir durum söz konusu olmadığı sürece... Böyle durumlarda ise müdahalemiz politik bir çözüm aramaktan ve Avrupa normlarını savunmaktan ileri gitmiyor.

"Etnik ve dini farklılıkları ortadan kaldıramayız"
Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı ve Balkan Siyasi Kulübü Başkanı Zhelyu Zhelev: "Kulübün uzun vadeli stratejisi, bölgede yaşanmış olan çatışmaların trajik sonuçlarını ortadan kaldırmak değil, fakat nedenlerini ortadan kaldırmak Bosna, Kosova, Makedonya'da yaşanan felaketlere bir daha yer vermemek. Milli, etnik ve dini farklılıkları ortadan kaldıramayız. Bu mümkün değil, gerekli de değil. Fakat şiddete son verebiliriz. Bunun için Balkan Siyasi Kulübü yeni bir kültürel ve politik çevre yaratmaya, daha iyi ekonomik ve sosyal koşullar için projeler üretmeye çalışıyor. Eminim ki, ülkelerimizde yeni bir iletişim platformu oluşturduğumuzda ve işleyen pazar ekonomileri kurduğumuzda, AB ve NATO yolu açılacak ve sınırlar, dini, etnik farklılıklar konusunda tamamen farklı bir perspektife sahip olacağız. Bütün bunlar birer farklılık ve çatışma unsuru olmaktan çıkacak. İnsanlarımız gülümseyecek. Bunu gerçekleştirmek için iletişim ve enerji altyapısının kurulmasının çok önemli olduğunu unutmamamız gerekli."

Balkan Siyasi Kulübü'nün kurucu üyelerinden bazıları
Zhelyu Zhelev: Bulgaristan eski cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel: Türkiye 9. Cumhurbaşkanı
Hikmet Çetin: Dışişleri eski bakanı
Murat Karayalçın: Dıişleri eski bakanı
Hayati Korkmaz: Eski milletvekili
Ali Serdengeçti. Eski milletvekili
Prof. Dr. Yahya Sezai Temel:Ankara üniversitesi öğretim üyesi
Dora Bakoyannis: Atina Belediye Başkanı
Sali Berisha: Arnavutluk eski Cumhurbaşkanı
Emil Constantinescu: Romanya eski Cumhurbaşkanı
Ion Iliescu: Romanya Cumhurbaşkanı
Fatoş Nano: Arnavutluk Başbakanı
Solomon Passy: Bulgaristan Dışişleri Bakanı
Mircea Snegur: Moldova eski cumhurbaşkanı
İvan Stancioff: Bulgaristan dışişleri eski bakanı

Cumhuriyet 01.06.2003 -Balkan Siyasi Kulübü Konferansı'na katılan liderler, siyasetçilere önemli görevler düştüğünü söyledi -Çeşitlilik kültürü korunmalı

* 9. Cumhurbaşkanı Demirel, BALKANLAR'da barış ve işbirliği istediklerini belirtti. Demirel, ''BALKANLAR'da yaşanan ve yaşanmakta olan bunalımın aşılması, büyük ölçüde birlikte yaşama zihniyetinin yanı sıra hoşgörü, uzlaşı kültürlerinin yerleşmesine bağlıdır'' dedi.
Kültür Servisi - 1999'da eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Dr. Zhelyu Zhelev tarafından kurulan Balkan Siyasi Kulübü 'nün 4. Uluslararası Konferansı dün İstanbul'da Ceylan Inter-Continental Oteli'nde gerçekleştirildi. 'Gelişme Unsuru Olarak BALKAN Ülkelerinin Kültür Potansiyeli' t emasının işlendiği konferanta oturum başkanlığını 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yaptı.

Demire, BALKANLAR'da barış ve işbirliği istediklerini belirterek, ''BALKANLAR'da yaşanan ve yaşanmakta olan bunalımın aşılması, büyük ölçüde birlikte yaşama zihniyetinin yanı sıra hoşgörü, uzlaşı kültürlerinin yerleşmesine bağlıdır'' dedi. Bölünmüşlük, kargaşa, savaş, kan ve göç anlamına gelen bir yer olan BALKANLAR'ın, geçmişte batı medeniyetinin oluşmasında önemli bir rolü olduğunu da hatırlatan Demirel, BALKANLAR'da çok çeşitli sorunların günümüze kadar yaşanıp geldiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül , BALKANLARdaki çeşitliliğin zaman zaman yanlış liderlerce yanlış şekilde kullanıldığını ve bunun bölücülüğe neden olarak kalıcı barışın yolunu kestiğini söyledi. Gül, ''Bu çeşitlilik kültürünü muhafaza etmeliyiz. Yoksa geçmişteki çabalar kaybolacaktır. Çocuklarımıza şunu öğretmeliyiz; BALKAN kültürü bizi bağlayan çok önemli bir unsurdur'' dedi.

Eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev, insanlarca yaratılan kültürü bozan unsurların insanlığın fiziksel ve ruhani yıkımıyla ortaya çıktığını, BALKAN ülkelerinin ortak kültür ve tarih değerlerine sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Romanya Cumhurbaşkanı Ion Iliescu ise BALKANLAR'ın birçok ortak özelliğin bulunduğunu, kültürlerin çeşitliliğini ortak ve zengin bir mirasla birleştirmeyi öğrendiklerini vurguladı.

Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis , ortak bir gelecek için kültürel işbirliği ve kültürel değişimin önemini vurguladı. Bakoyannis, BALKANLAR'da kentler ve belediyeler arasında kültürel işbirliğinin artırılması gerektiğine de dikkat çekti.

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003 -CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER'İN MESAJI:

-''BALKAN ÜLKELERİNİN KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK VE ZENGİN ORTAK KÜLTÜREL MİRASI, BU BÖLGEDE KALICI BARIŞIN KURULMASI VE İŞBİRLİĞİNİN HER ALANDA GELİŞTİRİLMESİ YÖNÜNDEN GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL OLUŞTURMAKTADIR'' İSTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Balkan Siyasi Kulübü'nün 4. Uluslararası Konferansı'na gönderdiği mesajda, ''BALKAN ülkelerinin kültürel çeşitlilik ve zengin ortak kültürel mirası, bu bölgede kalıcı barışın kurulması ve işbirliğinin her alanda geliştirilmesi yönünden güçlü bir potansiyel oluşturmaktadır'' dedi.

Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev tarafından 1999 yılında kurulan Balkan Siyasi Kulübü'nün (BPC) 4. Uluslararası Konferansı, Ceylan Inter-Continental Oteli'nde başladı.

Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in başkanlık ettiği açılış oturumunda, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in toplantıya gönderdiği mesaj okundu.

Sezer, mesajında, BALKAN ülkelerinin seçkin liderlerini, bilim adamlarını ve sivil toplum önderlerini biraraya getiren Balkan Siyasi Kulübü'nün, BALKAN ülkelerinin potansiyelinin kalkınmadaki öneminin ele alınacağı 4. Uluslararası Konferansı'nın kültürlerin ve uygarlıkların buluştuğu İstanbul'da düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu kaydetti.

''BALKAN ülkelerinin kültürel çeşitlilik ve zengin ortak kültürel mirası, bu bölgede kalıcı barışın kurulması ve işbirliğinin her alandageliştirilmesi yönünden güçlü bir potansiyel oluşturmaktadır'' diyen Sezer, Balkan Siyasi Kulübü Toplantısı'nın başarılı geçmesini ve bölgedeki kültürel potansiyelin ortaklaşa değerlendirilmesine katkılarda bulunmasını diledi.

-BAŞBAKAN'IN MESAJI- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, toplantıya gönderdiği mesajda, yoğun çalışmaları nedeniyle konferansa katılamadığını belirterek, yapılan davet için teşekkür etti.

Başbakan Erdoğan, konusu ''gelişme faktörü olarak BALKAN ülkelerinin kültürel potansiyeli'' olarak belirlenen konferansın başarılı geçmesini temenni ettiğini ve toplantıya katılanlara en iyi dileklerini sunduğunu kaydetti.

(BAK-ÜM-EA)10:57 31/05/03"

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ ULUSLARARASI İSTANBUL KONFERANSI... - 9. CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL: 31-05- 2003 - 9. CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL:- "BU TOPLANTININ ASIL AMACI, BALKANLAR'DA YAŞAYAN İNSANLARIN BİRBİRLERİNİ DAHA İYİ TANIMASIDIR"

VEHBİ BAŞ
İSTANBUL (İHA) - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Balkan Siyasi Kulübü Uluslararası İstanbul Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bu toplantının asıl amacı BALKANLAR'da yaşayan insanların birbirlerini daha iyi tanımasıdır" dedi. Ceylan Inter-Continental Otel'deki konferansa, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Romanya Cumhurbaşkanı Ion Lliescu, BALKAN ülkelerinden üst düzey devlet yetkilileri ile akademisyenler katılıyor.
Konferansın açılış konuşmasını 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yaptı. Demirel konuşmasında, BALKAN ülkelerindeki mevcut kültür varlığının gelecek nesillere aktarılması için okullarda iyi bir eğitim verilmesi gerektiğini belirterek, "Bugüne kadar BALKAN ülkelerinin ortak kültürü ve sanatı gençlerimize aktarılamamıştır. Bundan sonra BALKAN ülkelerindeki ortak kültür ve sanat yeni nesle yansıtılmalıdır. Tarih boyunca birbirleriyle aynı coğrafyada yaşamış ülkeler, birbirleri ile mücadele etmiş ve birbirlerini yeteri kadar tanıyamamıştır. Bu toplantının asıl amacı BALKANLAR'da yaşayan toplulukların birbirlerini daha iyi tanımasıdır. Bunun için elimizden geleni yapmalıyız" dedi.

Demirel'den sonra kürsüye gelen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, BALKANLAR'ın kültürel potansiyelinin çok önemli olduğunu belirterek, "Özellikle kültürel mirasımızın ortak özellikleri ile ilgili bir fikir birliğimiz var. Gelecek nesillere bunu aktarmalıyız. Kültürel bir farklılık var, bu farklılık bölgedeki tüm insanlar için paylaşılıyor. Aramızdaki bu ayrılıklar bizi zenginleştiriyor, bize yaratıcılık sağlıyor. Bu bize ortak bir güç vermektedir" diye konuştu. Abdullah Gül, BALKANLARda sürekli bir barış olması gerektiğini ifade ederek, "Son zamanlarda artık problemsiz bir çağ yaşamaktayız. Bu ancak hoşgörü ve barış ortamı sayesinde oldu. Fakat yine de gelecekteki nesillerimize farklı kültürlerimizi aktarmalıyız. Eğer bunu yapamazsak tüm çalışmalarımız boşa gidecek. Geçmişin yanlış seçimleri yüzünden çocuklarımız değişik tanıdılar. Kısaca uluslarımızı olması gereken refah seviyeye çıkarmalıyız. Ekonomik işbirliğimizi geliştirmek zorundayız. Eğer bölgemizde istikrarı ve barışı sağlamak istiyorsak bunu yapmalıyız. Ortak kültürümüz ve farklılıklar bizi olduğundan daha güçlü bir hale getirmelidir. AB'ye en önemli, en üstünde durabileceğimiz mal varlığımız olarak işbirliğimizi göstereceğiz. Ortaya koyduğumuz işbirliği, dünyaya örnek olmalıdır" dedi. 31.05.2003

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 30-05- 2003 -9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL: ''AB, TARİHİN EN BÜYÜK BARIŞ PROJESİDİR''

İSTANBUL (A.A) - 30.05.2003 - Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev tarafından kurulan Balkan Siyasi Kulübü'nün, ''Gelişme Faktörü Olarak BALKAN Ülkelerinin Kültür Potansiyeli'' konulu 4. Uluslararası Konferansı'nın gala yemeği, Ceylan Intercontinental Oteli'nde yapıldı. Yemek öncesi bir konuşma yapan Balkan Siyasi Kulübü kurucu üyelerinden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, konukları İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. 8 ülkeden 40 kurucu üyenin bulunduğu kulübün kültür konulu toplantıyı İstanbul'da yapmasının önemli bir seçim olduğunu dile getiren Demirel, barış, demokrasi ve kalkınmanın temelinde kültürün bulunduğunu kaydetti. ''AB, tarihin en büyük barış projesidir'' diyen Demirel, AB ile refah, hoşgörü ve çok kültürlülüğün temelinin atıldığını söyledi. Demirel, Avrupalılık kültürünün; demokrasi, insan hakları ve pazarekonomisi üzerine kurulduğunu ifade ederek, yarın İstanbul'da gerçekleştirilecek toplantının hedefine ulaşacağını bildirdi. Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelev de kulübün kültürü konu aldığı toplantıyı yapmak için İstanbul'u seçmesinin önemli bir mesaj olduğunu ifade etti. Romanya eski Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu da BALKAN kültürlerini genç nesillerde biraraya getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Basına kapalı gerçekleşen yemeğe, Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, AtinaBelediye Başkanı Dora Bakoyannis, işadamları Ali Şen, Cavit Çağlar, BALKAN ülkelerinin İstanbul başkonsolosları ve çok sayıda davetli katıldı.

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI...30-05- 2003 -BULGARİSTAN ESKİ CUMHURBAŞKANI ZHELEV:

-''BALKANLAR'DA BULUNAN SANATSAL VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK, BÖLGENİN GELİŞMESİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ'' -ROMANYA ESKİ CUMHURBAŞKANI CONSTANTINESCU: -''BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ SADECE BALKANLAR'A DEĞİL, TÜM AVRUPA VE GELECEĞE AİT'' -BALKAN SİYASİ KULÜBÜ YÖNETİM KURULU ÜYESİ KARAYALÇIN: -''BALKANLAR; DİLLER, DİNLER, UYGARLIK VE HALKLARIN YEREL KÜLTÜRLERİNİN YER ALDIĞI BENZERSİZ BİR COĞRAFYA PARÇASI'' (FOTOĞRAFLI) İSTANBUL (A.A) - 30.05.2003 - Bulgaristan eski Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev tarafından kurulan ve kurucu üyeleri arasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de yer aldığı Balkan Siyasi Kulübü'nün, ''Gelişme Faktörü Olarak BALKAN Ülkelerinin Kültür Potansiyeli'' konulu 4. Uluslararası Konferansı, yarın İstanbul'da yapılacak.

Konferansın tanıtımı amacıyla Ceylan Intercontinental Oteli'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Zhelev, 25 Mayıs 2001'de Sofya'da kurulan kulübün 8 ülkeden 40 kurucu üyesi bulunduğunu dile getirerek, bugüne kadar 4 toplantı gerçekleştirdiklerini anlattı. Zhelev, kulübün hedeflerini, ''BALKANLAR için işlenebilir fikirlerüretmek, bölgedeki ulaşım ve enerji konularında altyapıyı geliştirecekgirişimlere destek vermek'' olarak açıkladı. Kültür potansiyelinin bölge ülkelerinin canlanması için önemli birfaktör olduğunu dile getiren Zhelev, ''Dünyada hiçbir bölgede olmayan zengin kültürel miras, BALKANLAR'da bulunuyor. BALKANLAR'da bulunan sanatsal ve kültürel çeşitlilik, bölgenin gelişmesi için çok önemli'' dedi.

Romanya eski Cumhurbaşkanı ve Balkan Siyasi Kulübü Yönetim Kurulu üyesi Emil Constantinescu da, BALKANLAR'da kültürel çeşitliliğin bir arada yaşamasını sağlamayı amaçladıklarını belirterek, ''Bizim kültürümüz sadece BALKANLAR'a değil, tüm Avrupa ve geleceğe ait'' diyekonuştu. -HEDEFLER- Balkan Siyasi Kulübü Yönetim Kurulu üyesi ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da, kulübün BALKANLAR'da barış, istikrar, işbirliği ve gelişmeyi hedeflediğini dile getirdi. Karayalçın, BALKANLAR'ın dünya sahnesinde çatışmalar ve bölünmesiyle ün yaptığını ifade ederek, ''BALKANLAR; diller, dinler, uygarlık ve halkların yerel kültürlerinin yer aldığı benzersiz bir coğrafya parçası'' dedi. Din, uygarlık ve dil farklılıklarının BALKANLAR'da bugüne kadar ayırıcı unsur olduğunu belirten Karayalçın, ''Farklı din, dil ve uygarlıkların ortak yaşamasını sağlamak, geçmiş uygarlıklarda başarılıolamadı. Bütün gücümüzle ortak kültürel öğeleri öne çıkarmak ve gelecek kuşakları ortak kültür değerleriyle donatmak için çalışıyoruz'' diye konuştu. Karayalçın, böyle bir toplantının İstanbul'da yapılmasının öneminedikkati çekerek, eski bir Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bunu söylemenin güç olduğunu, ancak İstanbul'un BALKANLAR için kültürel yapıdaki çekiciliğini ifade etmek zorunluluğu duyduğunu söyledi.

-SORULAR- Toplantıya katılanlar, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin AB adaylığına ilişkin bir soru üzerine Zhelev, ''Eminim Türkiye AB'ye entegre olacaktır. Türkiye, jeostratejik ve jeopolitik önemi olduğu için AB'ye girecektir. Ayrıca, Türkiye'nin işler durumda bir piyasa ekonomisi vardır'' dedi. Zhelev, bir gazetecinin, geçmişte Bulgaristan'daki Türkler'in isimlerinin dahi değiştirildiğini hatırlatması üzerine de, bu tür olayların komünist rejim döneminde olduğunu kaydederek, bu rejimin çökmesinden sonra ülkesinin demokrasiye geçtiğini, Türkler'e isimlerinin geri verildiğini, geleneklerini yaşatmalarına olanak sağlandığını vurguladı. Bu sırada Murat Karayalçın söz alarak, ''Zhelev'e, soydaşlarımızınhakkına sahip çıktığı için en içten şükranlarımı sunuyorum'' dedi.

Yunan Vakfı Genel Müdürü ve Kulüp Yönetim Kurulu üyesi Theodore Couloumbis de, Türkiye'nin AB'de ve Avrupa kültüründe yeri bulunduğunukaydederek, şunları söyledi: ''Eğer AB demokratik bir oluşumsa, çoğulcu olmak zorundadır. Türkiye demokratik bir ülkedir. AB'ye girmeye isteklidir. AB bir Hıristiyan kulübü değildir. Birçok dil vardır, değişik dinler vardır. Yeter ki kurallara saygılı olunsun, anlaşmazlıklar barışçı yollarla çözülsün.'' Bir gazetecinin, BALKANLAR'daki kültürel değerlerin özellikle savaşlarla tahrip edildiğini hatırlatması üzerine, Kulüp Yönetim Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel, ''Niye insanlar kendilerine ait saymadıkları kültürü tahrip ederler? Bizler ötekinin bıraktığı izi silmeyi ve kendi izimizibırakmayı dinimiz ya da milliyetçiliğimiz sayıyoruz. Bizim kültürümüz ancak ötekinin kültürünün parçası olduğunda ortak bir biçimde güzel vekıymetlidir'' dedi. (NU-TUR-EA)17:39 30/05/03"

ATİNA BELEDİYE BAŞKANI'NDAN GÜRTUNA'YA ZİYARET... - ATİNA BELEDİYE BAŞKANI DORA BAKOYANNIS:
30-05-2003

- ATİNA BELEDİYE BAŞKANI'NDAN GÜRTUNA'YA ZİYARET...

- ATİNA BELEDİYE BAŞKANI DORA BAKOYANNIS:
- "TÜRKİYE İLE ORTAK BİR AVRUPA GELECEĞİMİZ OLACAK"

VEHBİ BAŞ
İSTANBUL (İHA) - "BALKAN Kulübü Toplantısı" nedeniyle İstanbul'da bulunan Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'yı ziyaret etti. Saat 12.00'de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı binasına gelen Dora Bakoyannis, Gürtuna ile bir süre görüştükten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakoyannis, İstanbul'da bulunmaktan dolayı memnun olduğunu belirterek, "Kentlerimiz arasındaki işbirliğinin artırılması için burada olmamın önemli olduğunu düşünüyorum. Başkanı ülkemize davet ettim. 2004 Ağustos ayında olimpiyatlar yapılacak. Olimpiyatlara aday olan bir şehrin başkanının da şehrimizi görmesini istiyorum. Sanatsal ve kültürel alanda işbirliği için komisyonlar kurmak istiyoruz" dedi.

Ali Müfit Gürtuna ise, iki ülke arasındaki dostluk köprüsünün daha da gelişmesi nedeniyle ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunanistan ile Türkiye arasındaki sıcak ilişkilerin daha da geliştirilmesini istediğini ifade eden Gürtuna, "Bunun başında sanatsal ve kültürel açılım var. Bunun için komisyon oluşturacağız. Türkiye ve Yunanistan, İstanbul ve Atina'nın yaklaşması, halkımız arasında da olumlu gelişmeyi sağlayacak. Ekonomik açıdan karşılıklı gidiş gelişlerle de refaha olumlu katkılar sağlayacağız" diye konuştu.

İlk eşi bir suikast sonucu öldürülen Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis, "Siyasetten korkmuyor musunuz?" sorusuna, "İlk eşim, teröristler tarafından suikasta uğradı. Bu çok üzücü bir olay. Ben uzun zamandır siyasetteyim. Babam, başbakandı.
Eşimin öldürülmesinden sonra terör olaylarıyla mücadele için siyasete girdim. Her tür terör faaliyetini şiddetle kınıyorum" cevabını verdi. Bakoyannis, Türkiye'nin AB üyeliğinin sorulması üzerine, "Yunan halkı, Türkiye-Yunanistan arasında sıcaklık olduğunu biliyor. Yunan yönetimi de 'Türkiye'nin Avrupa'da geleceği var', bunu biliyor. Bu üyelik gelecekte ama o zamana kadar aradaki
sorunların çözülmesi lazım. Kıbrıs sorununun çözüleceğine inanıyorum. Türkiye ile ortak bir Avrupa geleceğimiz olacak" diye konuştu. Bir soru üzerine, Eurovision Şarkı Yarışması'nda birinci olan Türkiye'yi kutlayan Bakoyannis, "Bu çok güzel bir olay. Yunan halkı sevdiği için puan verdi" ifadelerini kullandı. Görüşmenin ardından Gürtuna, konuk belediye başkanına bir tablo ve plaket takdim etti. Bakoyannis de Gürtuna'ya, Atina'nın simgesi olan bir tabak hediye etti.

ATİNA BELEDİYE BAŞKANI, GÜRTUNA'YI ZİYARET ETTİ ...30-05-2003

-ATİNA BELEDİYE BAŞKANI, GÜRTUNA'YI ZİYARET ETTİ -GÜRTUNA: ''UMARIM BU GİDİŞ GELİŞLERLE, ZİYARETLERLE DÜNYAYA MESAJ VERECEK BİR BARIŞ MAYASININ DA TUTMASINI SAĞLARIZ'' -BAKOYANNİS: ''ELBETTE BUNLARI (SORUNLARI) İYİ NİYETLE ÇÖZEBİLİRİZ VE ORTAK BİR AVRUPA GELECEĞİMİZ OLUR'' (FOTOĞRAFLI) İSTANBUL (A.A) - 30.05.2003 - Balkan Siyasi Kulübü 4. UluslararasıKonferansı nedeniyle İstanbul'da bulunan Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'yı makamında ziyaret etti.

Saraçhane'de bulunan Belediye Sarayı'ndaki ziyaret sonrasında bir açıklama yapan Gürtuna, bu ziyareti çok anlamlı bulduğunu belirterek, iki şehir arasında daha önce başlatılan dostluk açılımının, iki ülke arasında da dostluk yaklaşımına dönüştüğünü belirtti. Bakoyannis'in göreve yeni seçildiğini belirterek kendisine başarılar dileyen Gürtuna, ''Bu dostluk köprüsünün geliştirilmesi konusunda yaklaşımı beni çok etkiledi'' dedi. Bakoyannis ile iki kent arasında kültür, sanat, ekonomi ve spor gibi konularda ilişkileri geliştirmeyi istediklerini ifade eden Gürtuna, ''Böylece iki şehir arasında doğan sıcaklık, iki ülke arasında da hızla yayılacak. Bu yaklaşma, halklarımız açısından da olumlu sonuçlar doğuracak. Şehirlerimizin ve ülkelerimizin refahına dakatkıda bulunacağız'' diye konuştu. Atina ve İstanbul arasında turizm konusunda da işbirliği yapılabileceğini ifade eden Gürtuna, olimpiyatlara aday bir kentin başkanı olarak olimpiyatların yapılacağı Atina'yı ziyaret etmek istediğini bildirdi. Gürtuna, ''Umarım bu gidiş gelişlerle, ziyaretlerle dünyaya mesaj verecek bir barış mayasının da tutmasını sağlarız'' dedi.

-BAKOYANNİS- Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis de, bir toplantı nedeniyle İstanbul'da bulunduğunu ve bu vesileyle daha önce kendisini ziyaret etmiş olan Gürtuna'yı makamında ziyaret etmek istediğini belirtti. İki kent arasında işbirliğinin artması için ziyaretinin önemli olduğunu düşündüğünü vurgulayan Bakoyannis, Gürtuna'yı 2004 olimpiyatlarının yapılacağı Atina'daki hazırlıkları incelemek üzere davet ettiğini bildirdi. Bakoyannis, iki ülkenin halklarının birbirleriyle samimiyete yatkın olduğunu ve problemlerin aşılarak ilişkilerin daha yapıcı hale getirilebileceğini vurgulayarak, ''Belediye başkanlarının bu yakınlaşmayı daha yapıcı yollarla gerçekleştireceğine inanıyorum'' dedi.

-''HALKLARIMIZIN BİRLİKTE YAŞAMAK İSTEDİKLERİNE İNANIYORUM''- Soruları da yanıtlayan Bakoyannis, ''Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin daha sıcaklaşması konusunda girişimde bulunup bulunmayacağının'' sorulması üzerine, şunları söyledi: ''Yunan halkı biliyor ki, Türkler ve Yunanlılar arasında yakın ilişkiler var. Yunan hükümeti de, Türkiye için Avrupa'da bir gelecek olduğunu biliyor. Bu Avrupa'daki gelecek, sahip olduğumuz geçmişten gelen problemleri halletmemizle gerçekleşmeli. Açıkça söylüyorum, Kıbrıs probleminin de çözülmesi lazım. Ben, halklarımızın birlikte yaşamak istediklerine inanıyorum. Bütün problemlerin üstesinden gelmekisteyen yeni bir nesil geliyor. Elbette bunları iyi niyetle çözebiliriz ve ortak bir Avrupa geleceğimiz olur.'' Bakayonnis, ''Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'nin birinci olmasıyla'' ilgili bir soru üzerine de, ''Bu, büyük bir sonuç. Yunanistan çok iyi bir netice alamadı ama Yunanlılar, Türkiye'nin şarkısını çok sevdi ve oy verdi zaten. Türkiye de, Yunanistan'a oy verdi. Ben de şarkıyı çok beğendim'' yanıtını verdi. Ziyaretin sonunda Gürtuna, Bakoyannis'e bir İstanbul tablosu hediye etti. Bakoyannis de, Gürtuna'ya üzerinde Atina kentinin sembolübulunan bir tabak sundu.

ESKİ BULGARİSTAN CUMHURBAŞKANI JELEV KAPIKULE'DE... 29-05-2003

-''TÜRKİYE BİZE NATO İÇİN DESTEK VERİRKEN BİZ DE KENDİLERİNİ AVRUPA BİRLİĞİ İÇİN DESTEKLİYORUZ'' -''BALKAN KÜLTÜRÜNÜN ÇOK GELENEKSEL VE BÜYÜK POTANSİYELİ VARDIR'' (FOTOĞRAFLI) EDİRNE (A.A) - 29.05.2003 - Eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı Jelyu Jelev, ''Türkiye bize NATO için destek verirken biz de kendilerini Avrupa Birliği için destekliyoruz'' dedi. Jelev ve beraberindekiler, İstanbul'da Balkan Siyasi Kulübü tarafından düzenlenen ''Gelişme faktörü olarak BALKAN ülkelerinin kültür potansiyeli'' adlı konferansa katılmak üzere Edirne'nin Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.

Jelev ve beraberindekiler, gümrük sahasında Edirne Vali vekili Selim Parlar tarafından karşılandılar. Jelev gazetecilere yaptığı açıklamada, katılacağı konferansın BALKAN ülkelerinin politik görüşlerini içeren bir toplantı olduğunu söyledi. Yapılacak toplantının 5. uluslararası toplantı olduğunu ifade eden Jelev, şunları kaydetti: ''Her iki ülke arasında dostluk, ticaret ve işbirliği ilişkileri sürüyor. Türkiye bize NATO için destek verirken biz de kendilerini Avrupa Birliği için destekliyoruz. BALKAN kültürünün çok geleneksel vebüyük bir potansiyel var. BALKAN kültürü çok renkli ve çok gelişmiştir. BALKAN kültürü Avrupa'da özel bir yer tutuyor. Bu kültürün içine sokacağınız, folklor ve masallar çok renklidir. Bu da biz BALKAN ülkelerinin en büyük zenginliğidir. İstanbul'da bugün başlayacak ve yarın da sürecek konferansa Türkiye Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel'in yanı sıra, Murat Karayalçın ve Hikmet Çetin de katılıyor.'' -TÜRK-BULGAR İLİŞKİLERİ- Türk Bulgar ilişkileri değerlendirildiğinde iki ülkenin komşu ve dost olduklarını belirten Jelev, ''Buna rağmen yakın tarihimizde eski bir rejimimiz var. Eski rejim döneminde Bulgaristan'da yaşayan Türkler'in soyadları değiştirildi. Şimdi bildiğiniz gibi Ahmet Doğan'ın partisi Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Bulgaristan Parlamentosu'nda 3. partidir. Bu parti idareye de katılıyor'' diye konuştu.

Günümüzde Bulgaristan ile Türkiye arasında yakın kültürel ve ticari ilişkilerin kurulduğunu ifade eden Jelev, Bulgaristan'da çok sayıda Türk yatırımcının fabrika açtığını söyledi. Jelev, bu durumun iki ülke arasındaki ilişkileri iyileştirdiğini kaydetti. Jelev beraberindekiler, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul'a hareket ettiler.

FOURTH INTERNATIONAL CONFERENCE OF BALKAN POLITICAL CLUB ENDS 01-06-2003


-FOURTH INTERNATIONAL CONFERENCE OF BALKAN POLITICAL CLUB ENDS
-FINAL DECLARATION: ''DIVERSITY OF BALKAN CULTURES IS A NATURAL
BASIS FOR DEMOCRATIC POLICIES OF TOLERANCE AND MUTUAL RESPECT''
ISTANBUL (A.A) - 01.06.2003 - The final declaration of the Fourth International Conference of the BALKAN Political Club said, ''the diversity of the BALKAN cultures is a natural basis for democratic policies of tolerance and mutual respect.'' The Fourth International Conference of the BALKAN Political Club, which bas founded by former President Jelu Jelev of Bulgaria in 1999, on the issue of ''Cultural Potential of the BALKAN Countries as a Factor of Development'' ended in Istanbul. The final declaration released at the end of the conference said that the participants debated rich BALKAN heritage as a basis for development and integration of BALKAN societies.
''The diversity of the BALKAN cultures is a natural basis for democratic policies of tolerance and mutual respect. An important aspect, in the BALKAN s as in the rest of Europe is the nurturing of the cultures of minorities whose richness in all of our countries opens a fertile channel of communication and encourages artistic creativity,'' it said. The declaration noted, ''the artistic and cultural heritages of our region, not help only our mutual communication, but also contribute to our European integration. The BALKAN cultural heritage is of special importance to the necessary healing after the wars of the 1990s.''
Drawing special attention to the role of education of the young generations, the final declaration said, ''teaching the values of humanism and democracy to young people, in a spirit of tolerance and respect of the other, calls for drastic reforms in our systems of education and training. The members of the BALKAN Political Club will propose within their own countries ideas and projects that will promote these aims.''

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 01 -06- 2003

-SONUÇ BİLDİRİSİNDEN: ''BALKANLAR'DAKİ KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK, HOŞGORÜ VE KARŞILIKLI SAYGIYA DAYANAN DEMOKRATİK YÖNETİMLER İÇİN DOĞAL BİR TEMEL OLUŞTURUYOR'' İSTANBUL (A.A) - 01.06.2003 - ''Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı''nın sonuç bildirisinde, BALKANLAR'daki kültürel çeşitliliğin, hoşgörü ve karşılıklı saygıya dayanan demokratik yönetimler için doğal bir temel oluşturduğu vurgulandı. Bulgaristan'ın eski Cumhurbaşkanı Jelu Jelev tarafından kurulan vekurucu üyeleri arasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de yer aldığı Balkan Siyasi Kulübü'nün İstanbul'da yapılan, ''Gelişme FaktörüOlarak BALKAN Ülkelerinin Kültür Potansiyeli'' konulu 4. Uluslararası Konferansı'nın sonuç bildirisi yayımlandı. Bildiride, konferansta ''BALKAN toplumunun kalkınması ve bütünleşmesi için temel teşkil eden, BALKANLAR'ın zengin mirasının'' tartışıldığı belirtildi.

Sonuç bildirisinde, Avrupa'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi BALKANLAR'daki önemli bir hususun da azınlıkların kültürlerinin beslenmesi olduğu kaydedildi. Bu kültürlerin zenginliklerinin, tüm ülkelerde verimli bir iletişim kanalı açtığı ve sanatsal yaratıcılığı teşvik ettiği vurgulandı. ''Bölgemizin sanatsal ve kültürel mirası, sadece karşılıklı iletişim olanaklarımıza değil, aynı zamanda Avrupa ile bütünleşmemize de katkılar sağlıyor'' ifadesinin kullanıldığı bildiride, BALKANLAR'daki kültürel mirasın, 1990'lı yıllardaki savaşın ardından gerek duyulan ıslah faaliyetleri için özel bir önem taşıdığı belirtildi. Bildiride, Balkan Siyasi Kulübü'nün, genç neslin eğitilmesinin, hoşgörü ve karşılıklı saygı ruhuyla gençlere insanlık ve demokrasi değerlerinin öğretilmesinin üzerinde önemle durduğu, eğitim ve öğretimsistemlerinde etkili reformlar yapılması çağrısında bulunduğu kaydedildi. Sonuç bildirisinde, Balkan Siyasi Kulübü üyelerinin, kendi ülkelerinde, bu hedefleri teşvik edecek fikir ve projeler geliştireceği vurgulandı.

Romanian president previews BALKAN Club meeting in Istanbul.. BBC Monitoring May 31, 2003
Istanbul, 31 May: President Ion Iliescu arrived in Istanbul, on Saturday [31 May], where he is attending the meeting of the BALKAN Political Club devoted this year to the BALKAN s cultural potential as a development factor. The Democratic Party in opposition (PD) Senator Petre Roman is also a member of the Romanian delegation. The BALKAN Political Club was set up in autumn, 1999, on the initiative of Bulgaria's then President Jelio Jelev and includes former and present heads of states and governments as well as ministers of the countries in the area. The club's aims at analysing the sensitive issues of this part of Europe, and sensitize the world opinion that the development of this area is as important to the West as to the member countries, as the club chairman Jelev used to say and it aims at what Turkey's ex-President Suleyman Demirel used to call the BALKAN 's Europenisation.

Romania played host for the meeting last year and President Iliescu voiced his confidence that the BALKAN Political Club can be a catalyzer of the public debate of the problems in the area and its actions can and must be better known both in the BALKAN countries and at the continental level. The general topic is the role and the place, this area, this region has been playing in the contemporary process, the integration in the development of our political life in the area, the integration processes in the European and the Euro-Atlantic structures and what is characteristic to our region, this multi-ethnic and multi-cultural coexistence and the topic's virtues. Beside the fact that the area was tormented all along the history and at the same time, it is also a pattern of coexistence and co-working, during the whole history, the same as in the building of our countries' present, President Iliescu told the Romania Actualities Radio Station before leaving for Istanbul. [passage omitted]

Source: Rompres news agency, Bucharest, in English 1321 gmt 31 May 03

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003 -ESKİ MOLDOVA CUMHURBAŞKANI SNEGUR:

-''BİRLEŞİK AVRUPA'DA KÜLTÜREL VE DİLSEL ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI AMAÇ OLMALIDIR'' -ATİNA BELEDİYE BAŞKANI BAKOYANNİS: -''KÜLTÜR VE EĞİTİM, MİLLETLERİN KOMŞULARI İLE İLİŞKİLERİ KONUSUNDA EN ÖNEMLİ UNSURLARDIR'' İSTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Eski Moldova Cumhurbaşkanı Mircea Snegur, ''Birleşik Avrupa'da kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasıamaç olmalıdır'' dedi. Snegur, Ceylan İntercontinental Oteli'nde devam eden ''Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı''nda yaptığı konuşmada, ulusların kimliğini etnik menşeilerin değil, medeniyetlerinin belirlediğini söyledi. Ulusların artık etnik çatışmaların yerine, uygarlık yolunda işbirliği yapmaları gerektiğini vurgulayan Snegur, BALKANLAR'ın Birleşik Avrupa'ya doğru yönelmesi gerektiğini ifade ederek, ''Birleşik Avrupa'da kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunması amaç olmalıdır'' diye konuştu.

Snegur, etnik ve kültürel çeşitliliğin ülkelerin zenginlikleri olduğunu belirterek, bu zenginliğin, ülkelerin refahına yöneltilmesi gerektiğini kaydetti. Eski Makedonya Cumhurbaşkanı Kiro Gligorov da, BALKANLAR'da etnik ve kültürel farklılıkların 20. yüzyıl boyunca çatışmalara neden olduğunu ifade etti. Gligorov, etnik ve kültürel farklılıkların aslında ülkelerin zenginlikleri olduğunu dile getirerek, 21. yüzyılda kültürel farklılıkların ülkelerin refahı için kullanılması gerektiğini söyledi. -''BİRARAYA GELİNMELİ''- Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis de, 21. yüzyılda ülkelerin artık refah ve işbirliği içinde yaşaması gerektiğine işaret ederek, ülkelerdeki farklılıkların bir yana bırakılıp, biraraya gelinmesi gerektiğini kaydetti. Ortak bir geleceğe ulaşmak için kültürel işbirliği ve kültürel değişimin önemini vurgulayan Bakoyannis, ''Kültür ve eğitim, milletlerin komşularıyla ilişkileri konusunda en önemli unsurlardır'' dedi. Bakoyannis, kültürel işbirliği konusunda somut önerilerde bulunacağını da ifade ederek, BALKANLAR'da kentler ve belediyeler arasında kültürel işbirliğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Burslar, krediler ve öğrenci değişim programları aracılığıyla BALKAN ülkelerindeki öğrencilerin birbirlerinin kültürlerini yakından tanıyabileceğini anlatan Bakoyannis, kültürel zenginlik öğelerinin kitap, tiyatro, sinema gibi araçlarla yaygınlaştırılabileceğini kaydetti. Bakoyannis, ders kitaplarındaki yanlışlıklar ve önyargıların da ayıklanması gerektiğini söyledi. Dora Bakayonnis ayrıca, başkent Atina'nın koordinasyonunda, BALKAN ülkeleri başkentleri arasında kültürel işbirliği kurulması yolunda birorganizasyona gidilebileceğini de ifade etti. Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı, yarın basına kapalı oturumla sona erecek.

BULGARİSTAN'IN FİLİBE BELEDİYE BAŞKANI TOMAKOV: 31-05-2003 -BULGARİSTAN'IN FİLİBE BELEDİYE BAŞKANI TOMAKOV: -''TARİH, HANGİ ULUSA AİT OLURSA OLSUN BİR ÜLKENİN ZENGİNLİĞİDİR'' BURSA

Tomakov, ''Tarihi Kentler Birliği Uluslararası Bursa Buluşması'' için geldiği Bursa'da, BALKAN Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'ni (BAL-GÖÇ) ziyaret etti. Filibe'de, Bulgar, Türk ve Ermenilerin kardeşçe yaşadığını belirten Tomakov, bu güzel birlikteliğin tüm dünyaya örnek olması gerektiğini söyledi. Bulgaristan'da, özellikle de Filibe'de Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalma tarihi eserlerin çok olduğunu ifade eden Tomakov, ''Tarih, hangiulusa ait olursa olsun bir ülkenin zenginliğidir. Biz de bu çerçevede Türk tarih eserlerini koruma altına aldık. Filibe'deki Merkez Camii'nin onarımı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile anlaştık'' diye konuştu.

Yasa gereği Bulgaristan'da mezarlıkların, bağlı bulundukları cemaatler tarafından düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Tomakov, Filibe'de bulunan Türk mezarlığının bakımı için BAL-GÖÇ yetkililerinden yardım istedi. BAL-GÖÇ Genel Başkanı Emin BALKAN da, konuyu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser'e ileteceklerini belirterek, ''Oradaki Türk mezarlığının bakımı ve onarımı için üzerimize düşen görev neyse yapmaya hazırız'' dedi.

PRESIDENT ILIESCU OF ROMANIA: ''UNITY AMONG BALKAN COUNTRIES IS A CONTRIBUTION TO THE EU'' 31.05.2003

-PRESIDENT ILIESCU OF ROMANIA: ''UNITY AMONG BALKAN COUNTRIES IS A
CONTRIBUTION TO THE EU''
ISTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - President Ion Iliescu of Romania said on Saturday, ''unity among the BALKAN countries is a contribution to the European Union (EU), not an alternative.'' Speaking at the Fourth International Conference of the BALKAN s Political Club at Istanbul's Ceylan Inter-continental Hotel, President Iliescu said that the BALKAN s was comprised of different ethnic and political regions.
''The BALKAN s is known as the problematic region of Europe. Besides all these differences, there are many common characteristics and similarities. We have learnt to combine cultural diversity with a common and rich inheritance. This is the union of states in our region. The origin of Europe came from this geographical region. Our common inheritance and our tradition of dialogue with other cultures are the biggest advantages of us. We can set up understanding and cooperation among our nations by using these advantages. Unity among the BALKAN countries is a contribution to the EU, not an alternative,'' he emphasized.
Meanwhile, Prime Minister Fatos Nano of Albania said that they, as BALKAN countries, should market art and culture, and combine cultural values.
Noting that a new political culture was required, Nano added, ''one of the main results of changes in the BALKAN s in the last decade is increase in contacts among our nations. This interaction led us to overcome differences in our region.''

SEZER'DEN "BALKAN SİYASİ KULÜBÜ TOPLANTISI"NA MESAJ... - CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER:
31-05-2003

- CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER:
- "BALKAN ÜLKELERİNDEKİ KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK VE ZENGİN ORTAK KÜLTÜREL MİRAS, BU
BÖLGEDE KALICI BARIŞIN KURULMASI VE İŞBİRLİĞİNİN HER ALANDA GELİŞTİRİLMESİ YÖNÜNDE
GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL OLUŞTURMAKTADIR"

BAYRAM KILINÇER
ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, BALKAN ülkelerindeki kültürel çeşitlilik ve zengin ortak kültürel miras bu bölgede kalıcı barışın kurulması ve işbirliğinin her alanda geliştirilmesi yönünde güçlü bir potansiyel oluşturduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Balkan Siyasi Kulübü Toplantısı'na mesaj gönderdiği belirtildi. Mesajında, BALKAN ülkelerinin seçkin liderlerini, bilim adamlarını ve sivil toplum önderlerini bir araya getiren Balkan Siyasi Kulübü'nün, BALKAN ülkelerindeki kültürel potansiyelin kalkınmadaki öneminin ele alınacağı dördüncü uluslararası konferansının kültürlerin ve uygarlıkların buluştuğu İstanbul'da düzenlemesini son derece anlamlı bulduğunu ifade eden Sezer, "BALKAN ülkelerindeki kültürel çeşitlilik ve zengin ortak kültürel miras bu bölgede kalıcı barışın kurulması ve işbirliğinin her alanda geliştirilmesi yönünden güçlü bir potansiyel oluşturmaktadır. BALKAN Siyasi
Kulübü'nün, bu yılki toplantısında kamuoylarının ilgisini, bölgemizin değerli kişilikleri aracılığıyla, bu potansiyelin 21. yüzyılda en verimli biçimde değerlendirilmesi konusuna odaklandırmasını takdirle karşılamaktayım" dedi.

Mesajında katılımcıların Türkiye'de bulunmalarından duyduğu mutluluğu belirten Sezer, "Balkan Siyasi Kulübü'nün toplantısının başarılı geçmesini ve bölgemizin kültürel potansiyelinin ortaklaşa değerlendirilmesine katkılarda bulunmasını diliyor, tüm katılımcıları içtenlikle selamlıyorum" ifadelerine yer verdi.

DEMIREL: ''SOLUTION OF CRISIS IN THE BALKAN S DEPENDS ON
Publication: Anadolu Agency - English News Provider: Anadolu Ajansı Date: May 31, 2003 (12:53)


-DEMIREL: ''SOLUTION OF CRISIS IN THE BALKAN S DEPENDS ON
SETTLEMENT OF CULTURES OF TOLERANCE AND COMPROMISE BESIDES MENTALITY
OF LIVING TOGETHER''

ISTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Former President Suleyman Demirel said on Saturday, ''we want peace and cooperation in the BALKAN s. Solution of the crisis in the BALKAN s depends on settlement of culture of tolerance and compromise besides mentality of co-existence.'' Speaking at the Fourth International Conference of the BALKAN s Political Club at Istanbul's Ceylan Inter-continental Hotel, Demirel said, ''the BALKAN s played an important role in formation of western civilization.'' ''The BALKAN s experienced division, turmoil, war, bloodshed and migration in its past. All these different problems have continued in the region so far. Solution of the crisis in the BALKAN s depends on settlement of culture of tolerance and compromise besides mentality of co-existence. Purification of historical events from prejudices, perception of multi-cultural social structure as a cultural richness and prevention of all kinds of discrimination will make an important contribution to settlement of peace, stability and security. It will be beneficial to perceive common culture and historical inheritance as
source of friendship and peace, not as enmity,'' he said. Noting that some negative expressions took place in history and geography books in the BALKAN countries, Demirel said, ''this does not serve culture of living together among ethnic communities in these multi-ethnical and multi-cultural countries.''
''Politicians have important roles in use of common culture and historical inheritance in the BALKAN s in line with peaceful purposes. Friendly relations among BALKAN nations will make a significant contribution to this end,'' he added.

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI-ROMANYA CUMHURBAŞKANI ILIESCU:
31-05-2003

-''BALKAN ÜLKELERİNDEKİ BİRLİK, AB'YE ALTERNATİF DEĞİLDİR, BİR KATKIDIR'' -ARNAVUTLUK BAŞBAKANI NANO: -''BALKANLAR'IN SON 10 YILDA DEĞİŞMESİNİN TEMEL NEDENLERİNDEN BİRİ, İNSAN TEMASLARININ ARTMASIDIR'' İSTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Romanya Cumhurbaşkanı Ion Iliescu, ''BALKAN ülkelerindeki birlik AB'ye alternatif değildir, bir katkıdır'' dedi.

Iliescu, Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı'nda yaptığı konuşmada, BALKANLAR'ın Güney Avrupa'nın merkezini, Güneydoğu Avrupa'nın da arka kısmını oluşturduğunu söyledi. Bölgenin tanımlayıcı özelliğinin birçok mikro bölgeye ayrılmış yapısı olduğunu dile getiren Iliescu, bunların etnik ve siyasi yapı açısından da birbirlerinden çok farklılık gösterdiğini kaydetti. BALKANLAR'ın, ''Avrupa'nın sıkıntılı bölgesi'' olarak tanındığını belirten Iliescu, bu kadar ayrılığın yanında birçok ortak özellik ve benzerliğin de bulunduğunu vurguladı.

Kültürlerin çeşitliliğini ortak ve zengin bir mirasla birleştirmeyi öğrendiklerini vurgulayan Iliescu, şunları kaydetti: ''Bu, bizim bölgemizin devletler topluluğudur. Avrupa'nın kökeni de bu coğrafi alandan gelmektedir. Bu ortak miras, diyalog ve diğer kültürlerle iletişim geleneği, çok büyük bir avantajımızdır. Ancak bu şekilde halklarımız arasında bir anlayış ve işbirliği sağlanabilir, bölgemizin potansiyeli ortaya çıkarılabilir. Bizi batı ülkelerinden ayıran özelliktir bu. Biz ülkelerimizi yeni birleşmiş Avrupa'ya bu şekilde katmaya çalışıyoruz. BALKAN ülkelerindeki birlik AB'ye alternatif değildir, bir katkıdır. Avrupa'nın ekonomik ve toplumsal modeli, bizim için örnek ama bu, kimliğimizi unutmamız anlamına gelmiyor.'' -ARNAVUTLUK BAŞBAKANI- Arnavutluk Başbakanı Fatos Nano da, BALKAN ülkeleri olarak sanat ve kültürü pazarlamak ve kültürel değerleri birleştirmek gerektiğini söyledi. Yeni bir politik kültüre ihtiyaç olduğunu ifade eden Nano, ''BALKANLAR'ın son 10 yılda değişmesinin temel nedenlerinden biri, insan temaslarının artmasıdır. Bu etkileşim, bizim farklılıklarımızın üstesinden gelmemizin nedeni oldu'' dedi.

-ROMANYA CUMHURBAŞKANI ILIESCU: -''BALKAN ÜLKELERİNDEKİ BİRLİK, AB'YE ALTERNATİF DEĞİLDİR, BİR KATKIDIR'' -ARNAVUTLUK BAŞBAKANI NANO: -''BALKANLAR'IN SON 10 YILDA DEĞİŞMESİNİN TEMEL NEDENLERİNDEN BİRİ, İNSAN TEMASLARININ ARTMASIDIR'' İSTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Romanya Cumhurbaşkanı Ion Iliescu, ''BALKAN ülkelerindeki birlik AB'ye alternatif değildir, bir katkıdır'' dedi.

Iliescu, Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı'nda yaptığı konuşmada, BALKANLAR'ın Güney Avrupa'nın merkezini, Güneydoğu Avrupa'nın da arka kısmını oluşturduğunu söyledi. Bölgenin tanımlayıcı özelliğinin birçok mikro bölgeye ayrılmış yapısı olduğunu dile getiren Iliescu, bunların etnik ve siyasi yapı açısından da birbirlerinden çok farklılık gösterdiğini kaydetti. BALKANLAR'ın, ''Avrupa'nın sıkıntılı bölgesi'' olarak tanındığını belirten Iliescu, bu kadar ayrılığın yanında birçok ortak özellik ve benzerliğin de bulunduğunu vurguladı.

Kültürlerin çeşitliliğini ortak ve zengin bir mirasla birleştirmeyi öğrendiklerini vurgulayan Iliescu, şunları kaydetti: ''Bu, bizim bölgemizin devletler topluluğudur. Avrupa'nın kökeni de bu coğrafi alandan gelmektedir. Bu ortak miras, diyalog ve diğer kültürlerle iletişim geleneği, çok büyük bir avantajımızdır. Ancak bu şekilde halklarımız arasında bir anlayış ve işbirliği sağlanabilir, bölgemizin potansiyeli ortaya çıkarılabilir. Bizi batı ülkelerinden ayıran özelliktir bu. Biz ülkelerimizi yeni birleşmiş Avrupa'ya bu şekilde katmaya çalışıyoruz. BALKAN ülkelerindeki birlik AB'ye alternatif değildir, bir katkıdır. Avrupa'nın ekonomik ve toplumsal modeli, bizim için örnek ama bu, kimliğimizi unutmamız anlamına gelmiyor.'' -ARNAVUTLUK BAŞBAKANI- Arnavutluk Başbakanı Fatos Nano da, BALKAN ülkeleri olarak sanat ve kültürü pazarlamak ve kültürel değerleri birleştirmek gerektiğini söyledi. Yeni bir politik kültüre ihtiyaç olduğunu ifade eden Nano, ''BALKANLAR'ın son 10 yılda değişmesinin temel nedenlerinden biri, insan temaslarının artmasıdır. Bu etkileşim, bizim farklılıklarımızın üstesinden gelmemizin nedeni oldu'' dedi.

FORMER PRESIDENT ZHELEV OF BULGARIA: -''PEOPLE CREATE THE CULTURE''

ISTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Former President Zhelyu Zhelev of Bulgaria said on Saturday, ''people create the culture. Physical and spiritual destruction of the humanity gives rise to factors damaging culture.''Speaking at the Fourth International Conference of the BALKAN s Political Club at Istanbul's Ceylan Inter-continental Hotel, Zhelev, the founder of the club, said, ''people create the culture. Physical and spiritual destruction of the humanity gives rise to factors damaging culture.''Stressing that the BALKAN countries should protect their common culture and historical values, Zhelev said, ''we should act together in order to form a dynamic cultural policy. The BALKAN countries should always be open to discussions and closed to bad intentions.'' The theme of the conference was announced earlier as ''Cultural Potential of the BALKAN Countries as a Factor of Development''.President Ion Iliescu of Romania, Prime Minister Fatos Nano of Albania and officials from Turkey, Bosnia-Herzegovina, Bulgaria, Greece, Macedonia, Moldova, Serbia and Montenegro are in attendance at the conference.

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... -9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL: -''BALKANLARDA YAŞANAN VE YAŞANMAKTA OLAN BUNALIMIN AŞILMASI, BÜYÜK ÖLÇÜDE BİRLİKTE YAŞAMA ZİHNİYETİNİN YANI SIRA HOŞGÖRÜ, UZLAŞI KÜLTÜRLERİNİN YERLEŞMESİNE BAĞLIDIR'' -''BALKAN ÜLKELERİNİN, ORTAK KÜLTÜR VE SANAT UNSURLARININ BİLİNÇLİ ŞEKİLDE BARIŞÇIL AMAÇLAR DOĞRULTUSUNDA KULLANILMASINDA SİYASETÇİLERE ÖNEMLİ ROLLER DÜŞMEKTEDİR'' (FOTOĞRAFLI) İSTANBUL (A.A) –

31.05.2003 - Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, BALKANLAR'da barış ve işbirliği istediklerini belirterek, ''BALKANLAR'da yaşanan ve yaşanmakta olan bunalımın aşılması, büyük ölçüde birlikte yaşama zihniyetinin yanı sıra hoşgörü,uzlaşı kültürlerinin yerleşmesine bağlıdır'' dedi. Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı'nın açılış oturumuna başkanlık eden Demirel, yaptığı konuşmada, bölünmüşlük, parçalanmışlık, kargaşa, savaş, kan dökülmesi ve göç anlamına gelen bir yer olan BALKANLAR'ın, geçmişte batı medeniyetinin oluşmasında önemli bir rolü olduğunu hatırlattı.

BALKANLAR'da çok çeşitli sorunların günümüze kadar yaşanıp geldiğini ifade eden Demirel, şunları söyledi: '''BALKANLAR'da yaşanan ve yaşanmakta olan bunalımın aşılması, büyük ölçüde birlikte yaşama zihniyetinin yanı sıra hoşgörü uzlaşı kültürlerinin yerleşmesine bağlıdır. Tarihi olayların ön yargılardan arındırılması, çok kültürlü toplumsal dokunun kültürel zenginlik olarak algılanması, her türlü ayrımcılığa karşı çıkılması, barış, istikrar ve güvenliğin sağlanmasına önemli katkıda bulunabilecektir. Ortak kültür ve tarih mirasının husumeti değil, dostluk ve barışın kaynağı olarak algılanması yararlı olacaktır. Kültür ve sanat söz konusu yararlı amaçlar için kullanıldığı takdirde olumlu bir işlev görmüş olacaktır. Kültür ve sanatla birlikte ekonomik ve sosyal kalkınmanın da eş zamanlı olarak ele alınması gerekmektedir''.

-TARİH KİTAPLARINDAKİ OLUMSUZ ANLATIMLAR

BALKAN ülkelerinde tarih ve coğrafya kitaplarında bazı olumsuz anlatımların yer aldığını ifade eden Demirel, çoğu çok etnili ve çok kültürlü bir yapıya sahip olan söz konusu ülkelerde etnik topluluklar arasında bu konunun birada yaşama kültürüne hizmet etmediğinin açık olduğunu dile getirdi. Bazı yazar ve düşünürlerin, etnik ayrımcılığı ön plana çıkarmalarının insanları etnik ve dinsel fanatizme sürüklediğine de dikkat çeken Demirel, ''Mevcut kültür varlığının gelecek nesillere aktarılabilmesi için okullarda demokrasi, insan hakları ile nesnel tarih eğitimine öncelik verilmesi gerekmektedir'' dedi. Bu konuda bir zihniyet devrimine ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Demirel, bugüne kadar BALKANLAR'da, siyasetçilerin birleştirici kültürel unsurlardan ziyade, milliyetçi ve toplumları birbirinden uzaklaştıran unsurları kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

-KÜLTÜR VE SANAT ALANINDA DAHA ÇOK İŞBİRLİĞİ-

Demirel, ''BALKAN ülkelerinin, ortak kültür ve sanat unsurlarının bilinçli şekilde barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanılmasında siyasetçilere önemli roller düşmektedir'' dedi. Mevcut ortak kültür ve sanat unsurlarının barışçı bir şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan Demirel, BALKAN halkları arasındakiyakınlık ve dostluğun güçlenmesinde bunun önemli katkıları olacağını söyledi. BALKAN ülkelerindeki kültür farklılığının temelini dinlerin oluşturduğunu da kaydeden Demirel, kültürel ruhani unsurların barış için yeterince birleştirici işlev görmediklerini ifade etti. Demirel, BALKANLAR'da yaşayan halkların birbirlerini daha iyi tanımasının ancak kültür ve sanat alanında daha çok işbirliği yapmalarına bağlı olduğunu belirterek, bunun için herkesi gayret göstermeye davet ettiğini sözlerine ekledi.

-ESKİ BULGARİSTAN CUMHURBAŞKANI ZHELEV-

Eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı ve Balkan Siyasi Kulübü'nün kurucusu Zhelyu Zhelev de, kültürün insanlar tarafından yaratıldığını, kültürü bozan unsurların insanlığın fiziksel ve ruhani yıkımı sonucu ortaya çıktığını ifade etti. BALKAN ülkelerinin ortak kültür ve tarih değerlerine sahip çıkmasıgerektiğini kaydeden Zhelev, ''Dinamik bir kültürel politika oluşturmak için ortak hareket etmek zorundayız'' diye konuştu. Zhelev, BALKAN ülkelerinin her zaman tartışmaya açık, kötü niyete kapalı olması gerektiğini sözlerine ekledi. Balkan Siyasi Kulübü'nün, ''Gelişme Faktörü Olarak BALKAN Ülkelerinin Kültür Potansiyeli'' konusunun ele alındığı 4. Uluslararası Konferansı'na, Romanya Cumhurbaşkanı Ion Iliescu, Arnavutluk Başbakanı Fatos Nano'nun yanı sıra Bosna-Hersek, Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Moldova, Sırbistan ve Karadağ Cumhuriyeti ile Türkiye'den yetkililer ve akademisyenler katılıyor.

BALKAN SİYASİ KULÜBÜ 4. ULUSLARARASI KONFERANSI... 31-05-2003-DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI GÜL:

-''KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK BİZİM DOĞRU SEÇİMLERİ YAPMAMIZA YARDIMCI OLACAKTIR. BU BİZİM SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK POTANSİYELİ TAM OLARAK KULLANMAMIZA İMKAN SAĞLAYACAKTIR'' -''BİZ AB'YE BERABERİMİZDE BUNU GÖTÜRECEĞİZ. BUNLAR BİZİM EN ÖNEMLİ VARLIKLARIMIZDIR'' -''GEÇMİŞTEKİ YANLIŞ SEÇİMLERDEN DERS ALMALIYIZ VE BİZ ÜLKELERİMİZİN BÜTÜN POTANSİYELİNİ KALICI BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN KULLANMALIYIZ'' (FOTOĞRAFLI) İSTANBUL (A.A) - 31.05.2003 - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, BALKANLAR'ın kültürel çeşitliliğinin, bölge ülkelerinin sosyal, ekonomik ve politik potansiyelini tam olarak kullanmasına imkan sağlayacağını belirterek, ''Biz AB'ye beraberimizdebunu götüreceğiz. Bunlar bizim en önemli varlıklarımızdır'' dedi.

Gül, Ceylan Inter-continental Otel'de düzenlenen Balkan Siyasi Kulübü 4. Uluslararası Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, İstanbul'un birçok kültür ve medeniyetin beşiği olduğunu ifade ederek,bu nedenle konferans için yapılacak en mükemmel seçim olduğunu kaydetti. BALKAN ülkelerinin kültür potansiyelinin bir gelişme faktörü olduğunu vurgulayan Gül, ''Hepimiz ortak tarihi ve manevi mirasımızın çeşitliliğinin muhafaza edilmesinin öneminin bilincindeyiz'' dedi. Gül, BALKANLAR'da bir çeşitlilik kültürü bulunduğunu ve bunun bölge ülkelerinin temelini oluşturduğunu dile getirerek, bu çeşitliliğin BALKAN ülkelerini birbirine bağladığını, zenginleştirdiğini ve ortak bir güç sağladığını ifade etti. Bölgedeki çeşitliliğin zaman zaman yanlış liderler tarafından yanlış şekilde kullanıldığını da vurgulayan Gül, bunun bölücülüğe neden olarak kalıcı barışın yolunu kestiğini, bölgede istikrara engel olduğunu dile getirdi.

-HOŞGÖRÜ VE DİĞER KÜLTÜRLERE SAYGI- Abdullah Gül, BALKANLAR'da 1980'lerin sonundan bu yana 2 yıldan beri ilk kez çatışmasız bir dönemin yaşandığını belirterek, şunları kaydetti: ''Biz bu çeşitlilik kültürünü muhafaza etmeliyiz. Eğer bunu yapmazsak geçmişteki çabalar kaybolmuş olacaktır. Biz çocuklarımıza şunu öğretmeliyiz; BALKAN kültürü bizi bağlayan çok önemli bir unsurdur. Fakat bu hoşgörü ve diğer kültüre saygı olmaksızın gerçekleşemez. Aynı zamanda burada değişik dinlere ve medeniyetlere saygılı olmalıyız. Yani çocuklarımıza bunların tam olarak ne olduğunu öğretmeliyiz. Geçmişteki yanlış seçimlerden ders almalıyız ve biz ülkelerimizin bütün potansiyelini kalıcı barış ve istikrar için kullanmalıyız. Ülkelerimizi, milletlerimizi gerçekten hepimizin hakettiği müreffeh bir döneme hazırlamalıyız.'' Bakan Gül, yükümlülüklerinin ekonomik işbirliğini de mükemmelleştirmek olduğunu dile getirerek, gerçekten başarılı olmak için bunun gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.

-KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK- Gül, ''Ancak bu şekilde bölgemizde sürdürülebilir barış ve istikrar sağlanabilir. Bizim güvenlik ve politik sahalardaki başarılarımızı ekonomik işbirliği ve kalkınma ile desteklememiz gerekmektedir'' diye konuştu.

BALKAN ülkelerinin demokrasilerinin geliştiğini ve bu ortamın kültürel yaşamları da zenginleştirdiğini vurgulayan Gül, konuşmasını şöyle tamamladı: ''Kültürel çeşitlilik bizim doğru seçimleri yapmamıza yardımcı olacaktır, bu bizim sosyal, ekonomik ve politik potansiyeli tam olarakkullanmamıza imkan sağlayacaktır. Biz AB'ye beraberimizde bunu götüreceğiz. Bunlar bizim en önemli varlıklarımızdır. Umarım işbirliğive kalkınmamızın ideal atmosferi dünyanın diğer bölgelerine ilham kaynağı olacaktır.''

Katkılarınız ve
eleştirileriniz için
(e-mail) gönderebilirsiniz.
umut_akdogann@hotmail.com

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Gözcü
Akşam Zaman Posta
[Sitene Ekle]

HAVA DURUMU
TAKVİM

KİŞİ SAYISI
http://www.mxcounters.com
mx counters
 
Bugün 3 ziyaretçi (8 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Oturum açın
Google
Türkiye

<******>
Web Grafikler Gruplar Dizin

Gelişmiş Arama
Tercihler
Dil Araçları
Ara: